Kadıköy Escort

arama

Sansürlenen Yazım ve Arkasındaki Gerçekler

  • paylaş
  • paylaş
  • Ferhat Altun Ferhat Altun
  • Beğen
    Loading...

Sansürlenen yazım ve tarafıma yapılan ithamlardan dolayı kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla gelişmeleri belgeleriyle ve en aşağıda “SANSÜR”lenmiş köşe yazımı kamuoyuyla paylaşıyorum.

Daha önceki yazılarımın 3 tanesinde gazete yönetiminin gazete zarar görebilir telkiniyle ufak değişiklikleri yapmama rağmen bu olayda “SANSÜR”e meslek etiği, ahlakı, inandığım değerler ve ilkeler nedeniyle “SANSÜRE HAYIR !!!” diyorum.

Yenigün Gazetesi’nde “ERKEN UYARI!” adlı köşemde daimi kadrolu yazar olarak 26 haftadır değerli okuyucularımla buluşmaktayım.

Üniversite eğitimini “Tarih” ve yükseklisans eğitimini “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi” üzerine yapmış olan bir “tarihçi-yazar” olarak bilimin değişmez ışığıyla tüm yazılarımı belgeleriyle kaleme almaktayım.

15 Mayıs 1919 İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali ve Hasan Tahsin” başlıklı köşe yazımı 13 Mayıs 2020 Çarşamba günü gazeteye mail yoluyla gönderdim.

Gazete yönetiminden gelen WhatsApp mesajıyla yazımın yayınlanmayacağı tarafıma bildirildi.

(WhatsApp mesajının orjinalini aşağıda fotoğraflar kısmında paylaştım.)

Şimdi gelelim gazete yönetiminin rahatsızlık duyduğu konulara:

1- Yazımda “soykırım” sözcüğünün geçmiş olması rahatsızlık yaratmış gazete yönetiminde. Halbuki önceki 2 hafta boyunca “Ermeni soykırımı yalanı” ile ilgili 2 bölüm halinde yazı yazdım ve hiçbir çekince olmadan gazetede yayınlandı. Diğer yazılarımda da olduğu gibi kimse hakaret etmeden ve kin duymadan belgeler çerçevesinde bilimsel olarak yazdım.

2- Bilimsel olarak kaleme aldığım yazımdan dolayı “gazetesi yönetimi” attıkları mesajla “Yunan vatandaşlarının rahatsız olabileceği” açıklamalarıyla “SANSÜR”ün nedenini ortaya koymuşlardır.

3- Gazetenin Genel Koordinatörü bir sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, benden kaynak istediklerini ancak benim kaynak ve belge sağlayamadığımı iddia etmiştir. Benden kaynak istedikleri tamamen asılsızdır. 26 haftadır yazdığım hiçbir köşe yazısında böyle bir talepleri olmadı. Bu köşe yazım içinde böyle bir talepleri olmadı olsa zaten memnuniyetle kaynağımı paylaşırdım. Biz tarihçiler için vazgeçilmez bir unsur olan dipnot ve kaynakça yazdığım bütün yazılarımda mevcut olup gazeteye gönderilirken yer tasarrufu açısından çıkarılmaktadır.

(Aşağıda genel koordinatörün ifadelerini de fotoğraf olarak paylaştım.) şimdi buraya da kaynağını paylaşıyorum ve aşağıda da kaynağımın fotoğraflarına da yer verdim.

Gazetenin Genel Koordinatörünün İfadeleri

KAYNAK: Prof. Dr. Mustafa Turan, Batı Anadolu’da Yunan İşgali ve Mezalimi, Atatürk Araştırma Merkezi yay, Ankara, 2015,Sf.46-47

Yazarın fikirleri, kalemi ve kaynağı namusudur…

Yazara kaynak gösteremedi diyorsan, bu demek oluyor ki yazdıkların yalan veya hayal mahsulüdür. Ki bana kaynak istiyoruz hiç denmedi !!!

Ayrıca Yunanlıların yaptıkları zulüm ve katliamlar daha hafızlarımızda iken “Yunan vatandaşlarının rahatsızlığı” ne demektir?

Biz Yunan gazetesinde mi yazıyoruz ki !!! Türkler mi gidip Atina’yı işgal etti tüm bu vahşeti gerçekleştirdi?

Hem işgale uğruyoruz, vahşete tanık oluyoruz ama Yunanlı vatandaşlar rahatsız olmasın diyoruz !!!

İşgal edildiği gün, Kurtuluş Savaşı’nı başlatan; İşgalin bittiği gün, Kurtuluş Savaşı’nı bitiren dünyadaki tek şehir İzmir’ de bir İzmir gazetesinde yazıma uygulanan “SANSÜR” ve ardından tarafımayapılmış karalama ve algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğim !!!

Tüm basın-yayın, yazar, gazeteci ve okuyucu camiasınında bu konuya hassasiyet göstereceğine eminim.

Benim fikirlerimi ve hassasiyetlerimi paylaşan değerli okuyucularıma olan saygımdan dolayı “GAZETEDEN İSTİFA EDİYORUM!!!”

SON OLARAK:

Ben bugün yazabiliyorsam zulüm görmüş, vahşeti yaşamış şehit olup toprağa düşmüş, gazi olup bedenini ve geleceğini bu vatana feda etmiş insanlar sayesinde yazıyorum ve biçare duruma da düşsem onları yazmaya, anmaya, minnet duymaya kalemimin yettiği yere kadar devam edeceğim…

Yunan vatandaşlarının hassasiyetlerini de “Yunan basını” yazsın…

Basın şehidi Uğur Mumcu’nun adeta günümüz gazetecilerine ders niteliğindeki şu unutmaz sözleriyle noktalıyorum:

“Gazeteciysen boyun eğmeyeceksin, boyun eğeceksen gazeteciyim demeyeceksin !!!”

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.
  • Murat
    3 ay önce

    Değerli yazarımıza başarılar dilerim…

    15
    yorum beğen
  • Barış Avcı
    3 ay önce

    Biz Yunan gazetesinde mi yazıyoruz ki !!! Türkler mi gidip Atina’yı işgal etti tüm bu vahşeti gerçekleştirdi?

    Hem işgale uğruyoruz, vahşete tanık oluyoruz ama Yunanlı vatandaşlar rahatsız olmasın diyoruz !!!

    Bu kısım bu şekilde düşünen ziynetlere çok nitelikte bir cevap olmuş tebrik ederim

    32
    yorum beğen