arama

Çakırcalı Mehmet Efe

  • paylaş
  • paylaş
  • Bengisu Atmaca Bengisu Atmaca
  • Beğen
    Loading...

Çakırcalı Mehmet Efe,1872 yılında İzmir’in Ödemiş kazasının, Birgi bucağına bağlı Ayasuret köyünde dünyaya geldi. Annesi Ayşe, babası ise eski eşkıyalardan Çakırcalı Ahmet’ti. 1883 yılında babası Ahmet , Aydın valisinin verdiği emir ile evinden alınıp, Boşnak Hasan tarafından , yatsı namazı kılarken boğazı kesilerek öldürüldü. Bu elim olaydan sonra, Çakırcalı Mehmet Efe’nin annesi, Mehmet Efe’yi akrabası Kara Veli’nin yanına götürdü. Mehmet burada Kamalı Mustafa ile beraber büyüdü. Mehmet Efe orta boylu, tıknaz  ,yuvarlak yüzlü ,beyaz tenli, vücudu çok kıllı fakat yakışıklı bir gençti.1 [1]1892 yılında o zamanların evlilik yaşı olan 20 yaşına geldiğinde, kendi doğduğu köyden olan Iraz ile evlendi. Bir yıl sonra ilk kızı Emine, 1896 yılında ise ikinci kızı Ayşe dünyaya geldi.

ÇAKIRCALI’NIN EŞKIYALIĞA BAŞLANGICI VE İLK YILLARINDAKİ FAALİYETLERİ

Çakırcalı Mehmet Efe eşkıyalığa ilk kez 1896 yılında geçimini sağlamak için tütün kaçakçılığı yaparak başladı. Yine aynı yıl kahvede akrabalarına küfreden Çakır Mahmud’u öldürüp ,cesedini hendeğe atarak ilk cinayetini işlemiş oldu. Kamalı Mustafa ile iş yapmayı bırakıp Hacı Mustafa ile iş birliği yapmaya başlamıştır. Birlikte Ödemiş’e yerleşen karı kocayı uyurlarken boğazlarını kesip öldürdüler. Yaklaşık bir hafta sonra, yakalanıp Ödemiş cezaevine yollandılar. 1897 yılında İzmir cezaevine nakledildi. Ancak 1898 yılında delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldı. Mehmet 11 yaşında daha küçük bir çocukken öldürülen babasının intikamını almak istiyordu. Bunu duyan babasının katili Boşnak Hasan, eski bir hırsızlık suçunu Mehmet Efe’nin üzerine attı. Mehmet Efe hapse girmemek için dağa çıkmaya karar verdi.Hacı Mustafa ile Deveci Kara Hüseyin oğlu Mehmet, Çoban Mehmet ve Harmancıoğlu Koca Ahmet’ten oluşan beş kişilik çetesiyle dağa çıktı. Çetesinin masraflarını karşılamak için 1899 yılında bir çiftliği basıp 1.200 altın lira gasp etti.Dağ köylerini dolaşıp fakirlere yardım etti.Erkeklere başlık ve düğün parası vererek bir yandan köylüleri sevindirip, diğer taraftan kendisine destek verecek bir kitle yarattı. 1900 yılına gelindiğinde, Çakırcalı Mehmet Efe çocukluk arkadaşı ve bir zamanlar birlikte çalıştığı, Kamalı Mustafa’nın itibarını sarsmak amacıyla Kamalı’nın himayesindeki bir yörük kızını kaçırmak ister.Ancak karanlıkta kızı değil, karısı Havva’yı kaçırmaya kalkar.[2]Bunu öğrenen Kamalı Mustafa Çakırcalı’nın çetesinden iki kişiyi öldürür. 27 Temmuz 1901 yılında babasının katili olan Boşnak Hasan’ı öldürdü. Eylül 1901’de Yörük obalarını basıp kadınlara, kızlara sarkıntılık eden, hayvan ve para çalan dokuz kişilik Arnavut çetesini bağlayıp adamlarına dövdürdükten sonra diri diri yaktı. Daha sonra bu çeteler yerini Çerkes çetelere bıraktı.1902 yılında , Hacı İlyasoğlu ve Küçük Osman ile birlikte Muavin çetesini kurdu. 12 Şubat tarihinde zengin ailelerden Kırkayakların konağını basarak 25 altın gasp etti. Şubat ortalarında Çerkes ve Arnavutlardan intikam almak için baskına çıktı. Birçok Arnavut ve Çerkes ‘i öldürdü. Arnavutların öldürülmesinden memnun kalan bir kesim arazinin tapusunu Çakırcalı’nın üzerine yaptı. Hükümet Çakırcalı hakkında tedbirleri sıkılaştırdı. Çakırcalı’yı ele geçirene para ödülü vereceğini açıkladı.İzmir Valisi Kamil Paşa’nın Çakırcalı’nın af konusunu gündeme getirmesinden sonra Ödemiş Kaymakamı Şakir Bey af şartlarını görüşmek için ailesiyle temasa geçtiyse de Çakırcalı affa yanaşmadı.27 Aralık’ta Çakırcalı Mehmet, çetesiyle birlikte kendilerine zarar verilmemesi ve şartlarının kabul edilmesi koşuluyla af isteğini İzmir’e bildirdi.1904 yılında çeşitli vilayetlerde iskan şartı getirildi, bu durum Çakırcalı tarafından kabul edilmedi. Çakırcalı Mehmet Efe Hacı Hasan’ın incir bahçesini bastı. Tenekelerde sakladığı altını almak istedi, fakat alamadan köyden ayrıldı. Yorgo’nun çiftliğini bastı , Yorgo’yu dağa kaldırdı, üç gün sonra 3.000 altın fidye karşılığında serbest bıraktı. 20 Nisan’da Çakırcalı’nın Ankara yerine isteği doğrultusunda kendi beldesinde ikamet etmesine izin verildi.

ÇAKIRCALI’NIN İLK AFFI

1904 yılında Çakırcalı’nın ilk affı söz konusu oldu. Çakırcalı af için devlete bir takım şartlar sunmuştu. Yine Çakırcalı’nın isteği doğrultusunda önce Birgi’de ardından Ödemiş’te kaymakam ve kumandanların da katılımı ile af gerçekleşti. Çakırcalı kır serdarı oldu. Çakırcalı Mehmet, 24 Temmuz’da düşmanı olan Kamalı Mustafa’nın Birgi’de olduğu istihbaratını aldı. Yanında birlikleri ile Kamalı’nın olduğu yere geldi. Kamalı Hacı Mustafa tarafından öldürüldü. Kamalı’nın eniştesi intikam almaya koyuldu ve Çakırcalının birkaç adamını öldürdü. Kamalı’nın öldürüldüğü çatışmayı 22 Haziran 1904 tarihli sayısında “tenkil-i eşkıya” başlığıyla duyuran Ahenk gazetesinin çatışmanın detaylarını vermesine karşın bu haberde Çakırcalı Mehmet Efe’den hiç bahsedilmemiştir.

EŞKIYALIĞA GERİ DÖNÜŞ ARDINDAN İKİNCİ AF

1905 yılında Çakırcalı Mehmet Efe yeniden eşkıyalığa başlamıştır. 1904 yılında af ile birlikte kır serdarı olan Çakırcalı’nın bu görevi icra ederken halka kötü davrandığı haberi hükümete ulaşmış maaşı aksatılınca Çakırcalı yeniden dağa çıkmış ve eşkıyalığa başlamıştır. Çakırcalı haziran ayında üç Arnavut kır serdarını daha öldürdü. Ağustos ayı geldiğinde Menteşe civarına giderek iki kişiyi öldürdü dört kişiyi dağa kaldırdı.1906 yılında Çakırcalı Mehmet Efe Aydın’ın en zengin kişisi olan Barutçu İstavri Efendi’nin fabrikasını basarak 1000 lirasını gasp etti.8 Mart’ta Milas’ın zenginlerindenPorduromus’un iki oğlunu dağa kaldırarak,fidye istedi. Fidyeyi beklerken Kuyucak yakınlarından geçen postayı soydu. Çakırcalı Mehmet Efe’ye eniştesi aracılığıyla af teklif edildi. Çakırcalı’nın af işi ile Sait Paşa, İzmir’in levanten ailelerinden Forbes, Whittal ilgilenmekteydi.1906 yılında, Çakırcalı Mehmet Efe’nin ikinci hakkı gündeme geldi.Ancak Çakırcalı daha öncede olduğu gibi eşkıyalığa aynı yıl içerisinde geri döndü. Kasım ayında Çakırcalı ve çetesi Aydın Erbeyli İstasyonunu basıp telgraf makinesini imha ettikten sonra Osmanlı Aydın Demiryolu kumpanyasına ait treni durdurdu, talan etti.1907 yılında da eşkıyalık faaliyetliğini sürdüren Çakırcalı Mehmet Efe Turgutlu’da Hacı Ali’den 500 altın istedi alamayınca oğlunu kaçırdı. Kasım ayında hükümet çevre vilayetlere Çakırcalı’nın hemen yakalanması gerektiği konusunda telgraflar gönderdi.29 Kasım 1907’de Çakırcalı ve çetesi Hamza Bey’in çiftliğini basıp üç çerkesi öldürdü.[3]

ÇAKIRCALI’NIN ÜÇÜNCÜ AFFI

Yıl sonunda Muğla’da aranan Çakırcalı Ödemiş’e geri döndü. 1908 yılı Çakırcalı’nın üçüncü af yılı oldu. Şubat ayında affedilerek çetesi ile birlikte kır serdarı oldu. Kayaköy’den bir ev satın aldı.Hacı Mehmet Ağa’nın kızı ile evlenmeye karar verdi. Şubat ayında evlendiler.24 Temmuz’da Kanun-ı Esasi ilan edildi.22 Ağustos 1908’De İttihat ve Terakki Cemiyeti silah bırakan ve hapisten çıkan çeteler için Ödemiş’te bir yemin töreni düzenledi ve bir daha eşkıyalığa dönmeyeceklerine dair yemin ettirdi. Çakırcalı’da bu törene katılıp yemin etti.Ancak bu sükunet hali uzun sürmedi. Ağustos ayı geldiğinde Ege dağları zeybeklerle dolmuştu.

ÇAKIRCALI’NIN SON DAĞA ÇIKIŞI VE FAALİYETLERİ

1909 yılı Çakırcalı için son kez dağa çıkış yılı olmuştur. Çakırcalı, Binbaşı Rüstem Bey’e dere yatağında pusu kurdu, Rüstem Bey’i ve sekiz jandarmayı şehit etti. Öldürülen Rüstem Bey’in ve sekiz jandarmanın başlarını keserek göğüslerinin üzerine oturttu. Ekim ayında Çakırcalı, Aydın Demiryolu üzerindeki bir fabrikayı yaktı.1910 yılında Arnavut ve Çerkes destekli takip kolları Çakırcalı’nın evini yaktı. Ailesini sürgüne gönderdi. Son eşi Fatma dokuz aylık hamileydi. Yolda doğum yaptı ve bebek öldü.Mayıs ayı geldiğinde Çakırcalı ailesinin serbest bırakılmasını yoksa çok kötü şeyler yapacağını söyledi.14 Mayıs’ta Muğla-Aydın postasını soydu.25 Mayıs’ta Çakırcalı ve çetesinin idama mahkûm olduğunu bildiren mazbata vilayete gönderildi.

ÇAKIRCALI’NIN SON ÇATIŞMASI VE ÖLÜMÜ

1911 yılı geldiğinde Çakırcalı Çetesi’nin adını kullanarak eşkıyalık yapan küçük çeteler ortaya çıktı. Kasım’da Çakırcalı Çetesi Aydın’da değirmencilik yapan Yunanlı Yani Kapsali’yi dağa kaldırdı.18 Kasım’da takip müfrezeleriyle son çatışması 17-18 Kasım 1911 gecesi Nazilli-Karıncalı Dağ’da oldu. Çatışmada Çakırcalı’nın sağ tarafındaki kayalıktan gelen bir kurşunun sekip sol kolunun altından vücuduna girmesiyle ölümcül bir yara almış, yaklaşık 20 dakika sonra da ölmüştür.[4]Adamları Çakırcalı’nın vasiyeti doğrultusunda, tanınıp teşhir edilmemesi için ölü bedenin başını ve ellerini kestiler, vücudunun aşırı kıllı olması nedeniyle göğüs derisini de yüzdüler.Çakırcalı’nın bedenini orada bırakarak yanlarına aldıkları parçalarla ikiye ayrılarak kaçtılar. Cesedi onu tanıyanlar tarafından teşhis ettirilmiş, ardından 20 Kasım’da Çakırcalı’nın cesedinin kesin olarak teşhis edilmesinden sonra vilayet resmi olarak Çakırcalı Mehmet’in öldürüldüğünü duyurdu. Çakırcalı Mehmet Efe’nin uzuvları eksik cesedi, henüz hayattayken verilen ceza gereği 13 Aralık 1911’de Nazilli Hükümet Konağı’nın kapısında bacağından asılarak teşhir edildi, daha sonra şehir dışında yol kenarında bir çukura gömüldü.

BENGİSU ATMACA


[1]Dural Halil, Bize Derler Çakırca(19 ve 20.yy’ da Ege’de efeler) Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, İstanbul Temmuz 1999, Sayfa(56-58)

[2]Yaşar, Hakan, Kamalı Zeybek (Kamalı Mustafa) Çetesi ve Faaliyetleri* The Gang of Kamalı Zeybek (Kamalı Mustafa) and Their Activities, Çevrimiçi Tematik Türkoloji Dergisi Online Thematic Journal of Turkic Studies, Yıl VI, Sayı 2, Temmuz 2014

[3]Kişi Sevinç Şule, Ege’nin namlı eşkıyası Çakırcalı Mehmet Efe ,İzmir Araştırmaları Dergisi İzmir 2017 Sayı: 6 Sayfa(77-122)

[4]Coşar Ömer Sami, Fransız Dış İşleri Bakanlığındaki Belgelerle Çakırcalı Mehmet Efe, İstanbul Şehir Üniversitesi Taha Toros Arşivi,30 Mayıs 1973

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.