arama

Eski Mısır Kültürü Tarihi Hakkında

  • paylaş
  • paylaş
  • Bengisu Atmaca Bengisu Atmaca
  • Beğen
    Loading...

COĞRAFYA, YAŞAM VE VESİKALIKLAR

Nil vadisinde yaşayanlar, bu nehrin kaynak ve bereketlerinden yararlanmayı bilmişlerdir. Ayrıca bu nehrin ziraat açısından yararlarına olabileceğini de anlamışlardır. Nehrin taşma ihtimaline karşı ise hayvan sürülerini ekilmiş topraklarını, ikamet ettikleri evlerini muhafaza etmek için çareler aramışlardır. Eski Mısır Bilim- Teknik konusunda bilgi edinmek için bakılan vesikalar, eşya, kitabeler, duvar tasvirleri ve abidelerden ibarettir. Matematiğe ait vesikalara baktığımızda, en önemlilerinden biri, İkinci Ramses’in yaptırmış olduğu Büyük Tapınak civarındaki harabelerde bulunduğu rivayet edilen “Rhind papirüs”’ü. Bilim camiasında, Rhind tarafından satın alınıp tanıtıldığı için bu şekilde adlandırılmaktadır. Bu papirüs, aritmetik, cebir, geometri nesnelerini barındırmaktadır. Ecza, simya, tıp teknik bilgilerini içeren papirüslere baktığımızda, “Ebers” papirüsünü görmekteyiz. Bu papirüste ise, tıbbi eczalara, tedavi şekillerine, ait bilgiler vardır.

ESKİ MISIR’DA MATEMATİK

 Eski Mısır’da matematik ilmine baktığımızda, Nil Nehri çevresinde ticaret yapıldığı için, önceden su seviyesini, hacmini tespit etmek gerekiyordu. Bu tespitler kesin bir Matematik ile yapılıyordu. Bugün çoğunlukla kabul edilen hipoteze göre, eski Mısır’a diğer birçok ilk medeniyet elemanları gibi, aritmetik de Mezopotamya’dan veya Batı Asya’nın diğer bölgelerinden intikal etmiştir. Sayılar ilk zamanlar, çok yer tutan kabaca şekillerden ibaretti.Kesirleri ve kesirler üzerine yapılan işlemleri de Mısırlılar biliyordu. Geometri de ise, orantılar, üçgen ve yamukların yüzölçümlerini yaklaşık olarak hesaplamaya yarayan formüller kullanıyorlardı. “Rhind” papirüsünde bir tarlanın yüzölçümünün nasıl bulunduğuna dair etraflı bilgiler verilmektedir.

ESKİ MISIR’DA ASTRONOMİ VE TAKVİM

Eski Mısırlıların Astronomi ve Takvim alanındaki bilgilerini incelediğimizde gök bilimiyle uğraşanların yer yuvarlağını dikdörtgen biçiminde bir kutuya benzettikleri ve bu kutunun köşelerinde gökün dayandığı dağların bulunduğuna inandıkları sanılmaktadır.[1] Mısırlıların pratik olarak çıplak gözle görülmelerine imkân olmayan beşinci mertebe yıldızlarını bile tanıdıkları anlaşılmaktadır. İşte bütün bu malûmatın neticesi olarak, Mısırlılar meşhur takvimlerini meydana getirmişlerdir. Seneyi dört aylık, üç mevsime ayırmışlardır. Resmî senenin ilk günü olarak, “Sirius” yıldızının güneşle aynı zamanda doğduğunun görüldüğü günü kabul etmişlerdir.

ESKİ MISIR’DA TIP

 Tıp alanına baktığımızda ölüleri mumyalamakta oldukça ileri seviyede olduklarını görüyoruz. Eski Mısırlılar,  kalp ile bağırsakların zekâ merkezlerini teşkil ettiğine inanıyorlardı.Kadın hastalıklarında, hazım bozukluklarında, göz hastalıklarında hekimler yetiştirmişlerdir. Mumyaların incelenmesi ve tıbbî papirüslerin okunması Eski Mısırlıların kemik veremini bildiklerini, felç, damar ve çiçek hastalıklarını ve romatizma, apandisit gibi birçok hastalıklar hakkında da bilgi sahibi oldukları malumdur.

ESKİ MISIR’DA ENDÜSTRİ VE TEKNİK

Son olarak Endüstri- Teknik alanına baktığımızda, Fizik-Kimya ile ilgili çok fazla bir şey bilinmediğini ancak, Simyanın, sonraları, oldukça ilerlemiş ve önem kazanmış olduğunu gösteren bir takım vesikalar ele geçirilebilmiştir.Kalay-bakır alaşımından kılıç, zırh gibi harp levazımı; tekerlek, lövye, makara, çıkrık, vida, testere gibi eşya imal ediyorlardı. Bazı duvar tasvirlerinde ise gemilerin, ülkenin ekonomisi, askerî ve kültürel özellikleri üzerinde büyük ve önemli bir rol oynadığını görmekteyiz. Hızlı yolcu nakliyatı için ayrı, hayvan ve eşya nakli için  ayrı gemiler yaparlardı.Eski Mısırlılar, denizlerde seyahati mümkün kılacak, daha kuvvetli ve elverişli tekneler inşasına da sahip olmuşlar ve bilhassa Yeni İmparatorluk devrinde Akdeniz ve Kızıldeniz’de mükemmel bir harp ve ticaret filosuna sahip olacak derecede ilerlemişlerdir.

BENGİSU ATMACA


[1]Saraç Celal, Eski Mısır’da Bilim Ve Teknik, Ankara Üniversitesi Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi, Cilt 2 Sayı 5, Sayfa (102-113)  Ankara 1943

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.